TAEKWONDO VE TARİHÇE

TAE; Ayak, KWON; El anlamına gelmektedir. DO ise, ahlak ve fazilete ulaşmak için takip edilmesi gereken düşünce ve davranış biçimidir.

Taekwondo kelime anlamıyla el ve ayaklarla uygulanan savunma ve vuruş tekniklerinden oluşan, sporcuda ahlaki değerlerin yüceltilmesine katkıda bulunan bir spor dalıdır.

Taekwondo, uzak doğu ülkelerinden KORE’ nin Milli sporu olup, bu ülkede doğmuş, gelişmiş ve zamanla Dünya’ya yayılmıştır. Geçmişi 13 Asır öncelerine dayanmaktadır. Nitekim o çağlarda KORE’de yaşayan insanlar doğaya, vahşi hayvanlara ve haydutlara karşı kendilerini savunmak için tamamiyle ayak tekniklerini içeren bir savunma sistemi geliştirmişler ve buna “TAEGYON” yani “Ayak Sistemi” adını vermişlerdir. Yine aynı çağlarda KORE’ de uygulanmakta olan “KWONPOP” yani “Yumruk Metodu” olarak isimlendirilen sadece el tekniklerini içeren bir sistem daha bulunmakta idi. Bu arada 600’lü yıllarda KORE Yarımadası 3 Krallığa bölünmüş ve bu krallıkların en küçüğü olan SİLLA Krallığının genç asilleri ve savaşçıları kullandıkları çeşitli savaş silahlarının yanısıra yukarıdaki el ve ayak tekniklerini geliştirerek bir savaş aracı olarak kullanmak suretiyle silahsız savaş çalışmalarına da önem verip kendilerini düşmanlara karşı daha güçlü duruma getirmişlerdir. İşte bu insanlar el ve ayakla yaptıkları savunma tekniklerini, zamanla sistemleştirerek adına Taek-Kyon demişlerdir. Böylece de Taekwondo’ nun ilk temelleri oluşmuştur.

Taekwondo 20. Yüzyıla gelene kadar geçirmiş olduğu evrimler sonucunda bu günkü şekline dönüşmüş, 1905 yılında da bir yarışma sporu olarak kabul edilmiştir. Nihayet 1966 yılında Uluslararası Taekwondo Federasyonu kurulmuştur. 208 ülke bu Federasyona üye olup, bu gün Taekwondo milyonlarca insanın yaptığı bir spor dalı haline gelmiştir. Taekwondo sporunun Ülkemize gelişi de 1960’lı yıllara rastlamaktadır. 1968 yılında resmi olarak Judo Federasyonu bünyesinde faaliyetlerini sürdürmeye başlamış ilk defa 1976 yılına resmi olarak Avrupa Şampiyonasına katılmış ve Ülkemiz takım halinde Avrupa İkincisi olmuştur.

1981 yılında Judo Federasyonu’ndan ayrılarak müstakil Federasyon olan Taekwondo Federasyonu Başkanlığına Mithat KOR getirilmiştir. Mithat KOR’ un Başkanlığı kısa sürmüş (12.01.1981-22.02.1982) 1982-1995 yılları arasında da Taekwondo Federasyonu Başkanlığını Prof. Dr. Esen BEDER yapmıştır. 1982 yılında Prof. Dr. Esen BEDER başkanlığında oluşan federasyon kurullarının çalışmaları başarı grafiğini arttırmış bu çalışmada Teknik Direktör olarak görev üstlenen İsmet IRAZ’ın bilinçli, disiplinli çalışma ve isabetli karar görüşleri ile ülkemizde Taekwondo’nun yapılması hızla devam etmiş, uluslararası alanda da bir çok başarılara imza atılmıştır.

1996-2003 yıllarında başkanlık görevini yürüten Cengiz YAĞIZ’ın görevden alınmasıyla yerine Doç. Dr. Metin ŞAHİN Federasyon Başkanlığına seçilmiştir. O tarihten bu yana başkanlığı devam ettiren Metin ŞAHİN, yönetiminde Türk taekwondosu başarı çıtasını sürekli arttırmış, olimpiyat oyunları, dünya ve Avrupa şampiyonalarında sürekli zirvede yer alan bir kimliğe bürünmüştür. Katıldığı tüm olimpiyat oyunlarından madalya ile ayrılan Türk taekwondosu 2012 yılında Servet Tazegül ile Londra Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanarak zirveye çıkmıştır. 2012 yılında Londra’da gümüş madalya kazanan Nur TATAR ise, 2016 yılında Rio Olimpiyat Oyunları’nda bronz madalya elde ederek, üst üste 2 olimpiyat oyununda madalya kazanan ilk Türk kadın sporcu ünvanını kazanmıştır.

Türkiye Taekwondo Federasyonu 400 bine yaklaşan lisanslı sporcu sayısı ile ülkemizde futbol ve satranç branşlarının ardından en çok sporcuya sahip federasyon olurken, kazandığı madalya sayısı ile de her zaman ilk 5 içinde yer almıştır.